banner

Laboratuvardan tarlaya yeniden yaşam: Hocaların cenneti

Laboratuvardan tarlaya yeniden yaşam: Hocaların cenneti

YILDIZ Leblebici İstanbul’da, eşi Prof. Dr. Duran Leblebici ise Çorum’da, 1935’de dünyaya geldi. Yolları ise İTÜ Elektrik Fakültesi’nde kesişti. Her ikisi de fakültenin Kuvvetsiz Akıntı Kolu’ndan yüksek mühendis olarak mezun oldu. 49 yıl önce de hayatlarını birleştirdiler. Yıldız Leblebici öğretim görevlisi olarak çalışıp, kitap çevirileri yaptı. Halen Lozan Politeknik Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan oğlu Prof. Dr. Yusuf Leblebici’yi büyüttü.

İTÜ’DEN TÜBİTAK’A…

Prof. Dr. Duran Leblebici, İTÜ Elektronik Anabilim Dalı Başkanlığı, Elektrik Fakültesi Dekan Yardımcılığı, Elektronik ve Haberleşme Bölümü Başkanlığı, Elektrik-Elektronik Fakültesi Dekanlığı, İTÜ Rektör Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Öteki yana TÜBİTAK’ın bambaşka gruplarında yıllarca yönetim kurulu üyeliklerinde bulundu. Elektronik öğretim, mühendislik ve teknolojisi ve sanayisinin kurulmasına öncülük etti. Kitaplar yazdı, alanında kayda değer laboratuvarlar kurdu. Üniversite-sanayi işbirliğinin gelişmesinde öncü rolü oynadı. Leblebici çifti yıllarca, yoğun çalışarak, binlerce mühendis yetiştirdi. “Yayınlarım zengin değildir. Ben kendimi bilim adamı olarak değil, daha fazla üniversite hocası olarak görürüm. Bilim adamı elbisesinin büyük geldiğini düşünüyorum. Duran Leblebici olmasaydı dünya bilim âlemi bunun farkına bile varmazdı fakat Duran Leblebici olmasaydı Türkiye’de elektrik – elektronik mühendisliği öğretiminde herhalde bir eksiklik olurdu” diyor Duran Leblebici. Dolu dolu ve omuz omuza geçen uzun yıllardan sonra, bugün ikisi de 82 yaşında olan Leblebici çifti, “Farkına varmadan yaşlandık” diyor. Halen aktif yaşayan çift, bütün işlerini kendi yapmayı seçim ediyor. Duran Leblebici, “En önemlisi etkin olmak. Üniversiteden emekli olsam da TÜBİTAK’da 2005 yılına dek görevim devam etti. Hâlâ da organik bağım olmamakla beraber orada neler oluyor bitiyor peşine düşüp takip ediyorum. Tüm bunlar beni diri tutuyor” diye anlatıyor.

Laboratuvardan tarlaya yeniden yaşam: Hocaların cenneti

EVİ USTALARLA YAPTILAR

HUZURLU yaşadıklarını anlatan Yıldız Leblebici, sırlarını şöyle anlatıyor: “Tartışma etmeyiz, tartışmayız. Birbirimize sesimiz yükselmez bizim. Zaten uzun senelerdir birlikteyiz, birbirimizi iyi tanıyoruz. Damarımıza basacak şeyler yapmıyoruz. Yemek Yemek saatlerinde haber açmaz müzik dinleriz. Günün geç saatinde fena bir haber almışsak birbirimize bildirmek için ertesi günü bekliyoruz. İlaçlarımızı uyumlu alıyoruz. Tabii beslenmeye gayret ediyoruz. Ayrıca burası bize iyi geliyor. Havası pak, oksijen bol, suyu kaynak. En güzeli de hiç şamata yok. Evimin işini yapmak o kadar hoş bir şey oysa. Çalışırken de kendim yapardım. Iş gerçekleştirmek daha genç tutuyor.”

Haber Kategorisi:
Gündem

Bu Habere Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir