banner

FETÖ, terör örgütü Hizbullah’ı örnek almış

Kars’ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında aralarında FETÖ’nün sözde “Kars Sıkıyönetim Komutanı” olan dönemin 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Avcı’nın da yer aldığı 17 askeri personel hakkında açılan davanın iddianamesinde, örgüt üyelerinin “kafalama” adı altında cemaatle bağlantısı olmayanlara şirin gözüküp örgüte eleman kazandırdıkları ve iş adamlarından da para kopardıkları bildirildi.

FETÖ/PDY’nin darbe girişiminin ardından örgütün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve örgüt ile ilişkili kişiler hakkında yasal işlem yapılması amacıyla Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucu terör örgütünün sözde “sıkıyönetim komutanı” olan dönemin 14. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Avcı, aynı komutanlığın eski Kurmay Başkanı Yarbay Serkan Polat ve eski 2. Tank Tabur Komutanı Yarbay Nihat Uçan’ın da aralarında bulunduğu 17 rütbeli hakkında açılan davanın iddianamesinde örgüte ilişkin önemli bilgiler aktarıldı.

İddianamede, FETÖ/PDY’nin demokratik hukuk devletinin özelliklerini ortadan kaldırmak amacıyla kurulmuş en geniş ve en büyük katılımlı silahlı terör örgütlenmesi olduğu belirtilerek, bu terör örgütünün amaçlarını gerçekleştirmek için devletin silahlı unsurlarının yanı sıra diğer silahlı terör örgütlerini kullanabilen, kiralayan ve devlet kademelerindeki silahlı güçler aracılığıyla operasyonel sonuçlar elde edebilen bir örgüt olduğu anlatıldı.

Bu terör örgütünün gizliliğe büyük önem verdiği aktarılan iddianamede, FETÖ mensuplarının, Askeri Harp Okulları, GATA, bütün Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), polis kolejleri, adalet akademisi, yargı kurumları, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve bazı özel kurumları “mahrem yerler”, silah bulunduran TSK, MİT ve emniyeti ise “özel mahrem yerler” olarak ifade ettikleri belirtildi.

FETÖ örgütü üyeleri, “kafalama” kavramı adı altında örgütle bağlantısı olmayanlara şirin gözüküp bunları kendi yanlarına çekmeye çalışması da iddianamede anlatıldı.

İddianamede, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin “kafalama” adı altında örgüte eleman kazandırmaya çalıştıkları ve yine bu kavram adı altında iş adamlarından para koparmaya çalıştıkları belirtilerek, “Kafalama, örgütle organik bağı olmayan bir kişinin şirin gözükülerek örgüte bağlanıp sempatizan hale getirilmesi veya himmet vermeye razı hale getirilmesidir. İş adamı kafalanırsa örgüte para veya mal varlığı vererek himmet öder. Öğrenci kafalanırsa örgüte ilerde kazandırılacak üye yetiştirilir.” ifadelerine yer verildi.

FETÖ taban kazanmak için “hücre evler” kurdu

İddianamede, örgütün “hücre evi” olan ışık evlerinin İzmir Tepecik’te 1966 yılında “nur evleri” adıyla açıldığı, 1986’dan sonra Türkiye geneline yayılmaya başladığı ifade edildi. 1994 yılında “nur evler”in, ışık evleri adını aldığı vurgulanan iddianamede, bu evlerin, örgüte taban kazandırmak, yardım toplamak, çevreye hakim olmak, zeki beyinleri işleyerek “Altın Nesil” oluşturmak için kurulduğu dile getirildi.

FETÖ’nün “hususi evler” adı altında bir başka yapılanması olduğuna işaret edilen iddianamede, büyükşehirlerde askeri ve polis okullarının bulunduğu alanlarda kurulan ve bu yapıya yönelik hizmetlerin takip ile organize edildiği “hususi evlerin” aynı zamanda mahrem hizmetlerinin icra edildiği evler olduğu vurgulandı.

Örgüt elebaşı Gülen’in “kutsal hoca payı” yüzde 15

İddianamede, söz konusu terör örgütünü mensuplarının örgütün finansmanı ve ekonomik kaynak elde etmek için “himmet” adı altında para topladığı ifade edilerek, himmetin örgütün kestiği vergi olduğuna işaret edildi.

Kamu görevlileri bekar ise maaşının yüzde 15-20, evli ise yüzde 10’unu örgüte himmet olarak ödemek zorunda olduğu vurgulanan iddianamede, şu ifadelere yer verildi:

“Bu himmetin üst sınırı olmayı isteyen örgüt mensubu istediği kadar, mesela maaşının tamamını himmet olarak verebilir. Himmet olarak toplanan paraların yüzde 15’i örgüt elebaşı Fethullah Gülen’in ‘kutsal hoca payı’ olarak ona yollanmaktadır. ABD’de Gülen’e bağlı bir okul, kuruluş, vakıf bu parayı alıp örgütün merkez giderlerine harcamakta kalanı ise Gülen’in ve imamların şahsi servetine dönüştürülmektedir.”

FETÖ, terör örgütü Hizbullah’ı örnek almış

İddianamede, kamu kurumlarında sayısı beş kişiyi geçmeyen ve bir örgüt abisine bağlı olan “hücre tipi yapılanma” hakkında bilgiler verilerek, bu yapılanmanın Hizbullah terör örgütünü örnek alarak seçilip geliştirilmiş bir model olduğu kaydedildi.

Bu hücre tipi yapılanmada örgüt mensuplarının faaliyet yürüttüğü hücrelerin birbirini tanımadığı kaydedilen iddianamede, bunun sebebinin ise bir hücrenin açığa çıkması halinde diğer hücrelerin faaliyetlerine deşifre olmadan devam etmesine olanak sağlanması olduğu bildirildi.

İddianamede, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili bazı kavramlar” başlığı altında da örgüt mensuplarının kullandığı tabirlerden olan “cemaat”, “camia”, “hizmet hareketi”, “FETÖ”, “paralel devlet yapılanması”, “tedbir”, “İmam”, “mahrem hizmet”, “takiyye”, “hususi evler”, “tart (emre uymak)”, “abi”, “abla”, “sadakat testi”, “kafalama”, “parlatma”, “mahrem toplantı”, “fetih”, “fethetme”, “Fetih okuma”, “altın nesil” ve “mütevelli toplantısı” hakkında detaylı bilgiler aktarıldı.

İddianamede, tamamı tutuklu olan ve Avcı, Polat ile Uçan’ın da yer aldığı 17 rütbeli asker hakkında “Anayasa’yı ihlal, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan da 10 yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Polat ve Uçan hakkında ayrıca “kamu malına zarar verme” suçundan da 4 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Haber Etiketleri:
Haber Kategorisi:
Gündem

Bu Habere Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir