banner

3 boyutlu yazıcı teknolojisi Azeri hastaya kafatasının kayıp yarısını geri verdi

3 boyutlu yazıcı teknolojisi Azeri hastaya kafatasının kayıp yarısını geri verdi

Bir insanın kafatasının az daha yarısını kaybedip bu görüntüyle yaşamak zorunda olduğunu hayal edin. Sizin hayalini kurmakta bile zorlandığınız şey, 28 yaşındaki Azeri Yaşar Ağayev’in gerçeği oldu ve genç adam 1.5 yıl bu gerçekle yaşadı. 2016 yılının Nisan ayında kaza sonucu meydana gelen ateşli tabanca yaralanması Ağayev’in tüm yaşamını değiştirmişti. Gazete Habertürk’ten Ceyda Erenoğlu’nun haberine tarafından Ağayev, 46 gün Bakü’de bir hastanenin yoğun bakım servisinde komada kaldı ve ülkesinde 3 ameliyat geçirdi. Tıbbi olanakların daha gelişmiş olduğu inancı Türkiye’ye getirilmesi kararıyla sonuçlandı. Afiyet Bilimleri Üniversitesi’ne getirildiğinde yürüyemiyor, vücudunun sol bölümünü oynatamıyor ve az daha hiç konuşamıyordu. En kötüsü ise herkesi şaşkınlık içinde bırakan “kafatası defekti” idi.

‘İNSAN KAFASINDAN YARALANMAZ ÖLÜR!’

Ülkesi Azerbaycan’da geçirdiği 3 ameliyat dışarıda Türkiye’de iki ameliyat daha oldu. Bu süreçte onu azami rahatsız eden şey kafatasının neredeyse yarısını kaybetmesi değildi. “Kazadan sonradan kendimi birincil gördüğümde, zannettiğiniz gibi şok yaşamadım ve serinkanlı davrandım. Sadece ‘İnsan hiç başından yaralanır mı, başa gelen mermi öldürür’ diye düşündüm. Vücudumun sol tarafının tutmaması benim için daha büyük sıkıntıydı” sözleriyle şaşırttı.

‘BEN BİR GÜN AİLEM HER GÜN ACI ÇEKTİ’

Yaşar Ağayev, yaşadığı bu engebeli süreçte en çok ailesini düşünmüş. “Ben bir kere acı çektim lakin ailem hep acılar içindeydi” sözleri bunu gösteriyor. Kazadan sonradan gördüğü tedaviler nedeniyle annesiyle sadece 1 ay zaman geçirebilen genç adam, “Annemin yanına hiç başım açık dolaşamadım. Kesintisiz şapka takıyordum. Çünkü her zaman çok üzülüyor ve sürekli ağlıyordu” diyor. Azerbaycan’da ve Türkiye’de süren tedavisi boyunca hiç yanından ayrılmayan erkek kardeşi Anar ise abisinin bu durumunu birincil gördüğünde gözyaşlarına boğulduğunu saklamıyor.

 

Yaşar bugünlere gelmesinde yardımına teşekkür borçlu olduğu Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlhami Aliyev’e de teşekkür etti.

ARTIK NE ŞAPKA TAKIYOR NE YARA

Sıra 25 Eylül’de başındaki defektin kapatılmasına neden olan ameliyata girmeye geldiğinde Yaşar sonucun bu derece başarılı olacağını kendisinin bile beklemediğini söylüyor. Ameliyat sonrasında kafatasının yeni halini aynalardan önce abisinin cep telefonundan çektiği fotoğraftan görüyor. Netice genç adamı o kadar mutlu ediyor ki başlangıçta tehlike oluşmasın diye başına götüremediği eliyle kafasını kaşıyor doya doya… Derhal artık ne şapka ne bere var Yaşar’ın hayatında. Işıl ışıl parlayan gözleriyle mutlu bir genç adam duruyor karşımızda.

DOKTORU ANLATIYOR

Afiyet Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Asap Cerrahisi Öğretim Üyesi Doç Dr. Özkan Tehli

“BEYIN tümörü, trafik kazası ya da tabanca yaralanması gibi durumlarda kişisel kafatası defektlerinin kapatılması ameliyatına ‘kranioplasti’ diyoruz. Minik defektler minik yöntemler uygulanarak kapatılabilse de büyük defektlerin kapatılmasını 3 boyutlu yazıcılar yardımıyla gerçekleştiriyor ve hastalarımızın eski hallerine dönmelerine çalışıyoruz.

Bu çalışmaları üniversitemizde aynı yerleşkede olduğumuz Medikal Tasarım ve Imal Merkezi’ndeki (METÜM) mühendis arkadaşlarımızla ortak gerçekleştiriyoruz. Hastamız Yaşar fazla kötü bir yaralanma geçirmişti. Bu yaralanmadan yalnızca kafatası değil beyni de etkilenmiş ve beyin hasarı gelişmişti. Bize geldiğinde komada, yaşamla vefat aralarında bir noktada konuşamıyor ve yürüyemiyordu. 5 ameliyatın ardından 1.5 yıla yakın süren tedaviler sonucunda hastamız artık keza yürüyor hem konuşuyor hem de eski görünümüne kavuşmanın sevincini yaşıyor. Mutsuz ve depresif hali sebebiyle bizimle olan ilişkisinde de sorunlar yaşamış asık yüzlü Yaşar gitti yeni bir Yaşar geldi.

BİLİME KATKIDA BULUNDUK

Bu ameliyatı yapmasaydık beynin travmaya tabi hasar görme riski fazla yüksek olup kafatasının olmaması nedeniyle bazı sendromlar gelişebilirdi. Hastamızın kozmetik açıdan ürkütücü bu görüntüyle yaşamak zorunda kalması ise başka bir sorundu. METÜM’de üretilen parçalarla yapmış olduğumuz kranioplasti ameliyatları dünya literatüründe de yerini alarak bilime manâlı katkıda bulunmuştur.”

Gazete Habertürk Sağlık Durumu Editörü Ceyda Erenoğlu, Yaşar Ağayev’in ameliyat öncesinde kaşımasının bile yasak olduğu kafatasına doktorların izniyle böyle dokundu.

YAŞAMA DOKUNMAK!

Haberimizdeki fotoğrafları karşılaştırın ve bir insanın yaşamına dokunmanın ne demek olduğunu hissetmeye çalışın. Bu hikâyenin uğurlu kişisi Yaşar Ağayev. Ona yeni bir yaşam sunan hekim ve mühendisler ise siz bu satırları okurken yeni yaşamlara dokunmanın peşine düştüler bile…

İŞTE O MERKEZ

DÜNYA ÇAPINDA BİR DEVLET KURULUŞU: METÜM

TÜRKİYE’den dünyaya misal işler çıkartan mühendis ve doktorların müşterek çalışmaları fazla önemli bir merkeze işaret ediyor. Bu merkezin adı METÜM. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Medikal Tasarım ve Imal Merkezi Müdürü Doç. Dr. Simel Ayyıldız, “METÜM ülkemizin dünya çapında gururlarından olan resmi bir medikal tasarım ve imal merkezidir” diyor. Burada yapılan işlemlerin SGK tarafından karşılanması yani ücretsiz olması merkezin en önemli özelliği olarak görülüyor. Merkezde şahsi implantların üretimi yapılıyor ve sert doku kayıpları titanyumdan karşılanıyor. Bu merkezde üretimler en ince ayrıntısına kadar kişisel olarak gerçekleştiriliyor. Hastanın eksiği, bir tomografi üzerinden değerlendirilip bunun sonucunda kişiye özel bir tasarım yapılarak üretilen parça ameliyatla hastaya naklediliyor. Merkez bünyesinde ot gibi yaşama, trafik kazaları, ateşli tabanca yaralanması nedeniyle meydana gelen kafatası kayıpları, göğüs kafesindeki sorunların giderilme yöntemleri, ortopedide skolyoz vakalarında teşhis amaçlı plastik model üretilmesi doğru ameliyat süresinin yarıya düşürülmesi, tümör cerrahileri öncesi tümörün yerinin ve şeklinin iyice belirlenip dokudaki anatomik bölgeye yakınlığının eksiksiz anlaşılması ile hekime kılavuzluk yapılmasıyla kusur payının en üye indirilmesi çalışmaları yer alıyor.

İŞLEMİN ADIMLARI

– Hastanın sorununu gösteren ince kesit kemik tomografisi çekiliyor.

– Tomografi özel yazılım programıyla segmentasyon adı bahşedilen işlemden geçirilip 3 boyutlu hale getiriliyor

– Vakanın ne olduğu ve neye gereksinim duyduğu belirlendikten sonradan hekimden talebi öğreniliyor.

– Talep öğrenildikten sonra mühendisler konu üstünde çalışmaya başlıyor.

– Tasarım üstünde çıkartılan örnekleme ile hekime danışılıp tasdik alınıyor.

– Hekim görüşü alındıktan sonradan projeyi üstlenen mühendis gerekli düzeltme ve düzenlemeleri yaparak yapılan işin olup olmadığını anlamaya yarayacak bir plastik model çıkartıyor. Bu modelde hem defektin olduğu kemik hem de yapılacak parça ayrı olarak üretiliyor.

– Bu sayede hekim; çalışmanın gidişatına ilişkin değerlendirmede bulunuyor.

– Son revizyonlardan sonra 3 boyutlu yazıcılarla titanyumdan parçanın üretimine geçiliyor.

100’ÜN ÜSTÜNDE KIŞISEL IMAL

DOÇ. Dr. Simel Ayyıldız, bugüne değin 100’ün üstünde üretim yaptıklarını söylüyor. Ürünler kimi hastanın kafatasında, kiminin göğüs kafesinde, kiminin kolunda, kiminin çenesinde yer alıyor. Araştırmalar bu kadarla da kalmıyor. Merkezde genel cerrahi servisinin talebi doğrultusunda daha önce 20 hasta için pankreas tümörünün teşhis modellemesi de yapılıyor. Doktorun MR’ ı görüp, “Ben bu hastayı opere edemem” dediği vakalarda aynı MR, 3 boyutlu modellendiğinde doktor söz konusu hasta için kararını değiştirip işlem yapabiliyor. Bu Nedenle “Ameliyat edilemez” denen hastaların bu modelleme ile ameliyat edilebilecekleri gösterilirken “Ameliyat edilebilir” denen hastaların ameliyat edilemeyecekleri de 3 boyutlu ameliyat tasarlama modeli ile ispatlanıyor.

13 ŞAHSIYET DEV KADRO

METÜM’de gerçekleştirilen bu gurur veren çalışmaları 13 şahsiyet dev kadro gerçekleştiriyor. Burada merkezin müdürü Simel Ayyıldız dışarıya herkes bambaşka alanlardan 7 mühendis, 2 üretim teknikeri, 2 yönetimle ilgili personel ve 1 torna tesviyeci atama yapıyor.

‘AVRUPA’DAKİ 5 MERKEZDEN BİRİYİZ’

DÜNYADA bu tür araştırmalar yapan merkez sayısının 10’u bulmadığını söyleyen Doç Dr. Simel Ayyıldız, “Bizim büyüklüğümüzde ayrıca tasarım hem üretimin aynı yerde yapıldığı ve aynı yerleşkede hastanın doktorlarla müşterek takip edildiği merkez sayısı 5’i geçemedi az önce” diyor. 2011 yılında Avrupa’da kurulan 3. merkez olarak dikkati çeken METÜM öbür alanlarda önemli çalışmalarla referans merkezi olarak da gösteriliyor.

3 BOYUTLU YAZICI NEDİR?

Dijital ortamdan aldığı verileri elinizde tutabileceğiniz hakiki katı modeller haline getiren yazıcılara 3 boyutlu printer deniyor. Bu cihazlar katmanlama teknolojisi ile çalışıyor. Bu yapılırken toz veya likit teknolojisi kullanılarak plastik ya da metalden imal yapılıyor.

 

 

 

Haber Kategorisi:
Gündem

Bu Habere Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir